10-07-08

hay amores

Yukarı doğru çıkan bir çift leylak dalı,
kukuletanın kenarından
merdivene bakan.. merdivenler de ona bakıyorken.
kumrunun gözleri, yalnızken dinlenen şarkılar gibi,
benim yüzeyimin altındaki ilk katman, onun parmaklarındaki sızı
ve saldırgan bir aynanın iççekişiydi yükselen,
Kasımdı.

soluğunu kutluyorduk.
ki o fırtınadan geriye sadece birbirini kavrayan ellerimiz çıkmıştı.
O kadın o bacakları içine çekiyordu. adam gögsündeki yarığı büyütüyordu.
kadın Saymayı bıraktı geriye doğru,
hiç bir şey kalmadığını farkedince.
ölü örümceklerin parmakları asılıydı duvarda, gecenin köşeleri yırtılmış ve eskimişti.
komodine bırakılmış tokalar bir daha bulunamayacak kadar dağılmıştı.
dirseklerim kanamış ve göğsüm bir tür kuşun kafesiydi.

Kasımdı.
şehvetten ağlayan duvarların serinliği vuruyordu üstümüze çıplak.
bir kahve titriyor, bir ayna gösteremediği bir ağzı – boşluğu öpüyordu.
özlemekle kırbaçlanan bir ayın ortasında,
taşan o sel ve rüzgar
bir akvaryumun en ince yerinden merdivenleri seyrediyordu
Akvaryumlar içine kapanmış
nefti bir sabahın gölgesinde belli belirsiz ay güneşin alay ettiğini farkediyordu.